Çocukluğun ve Doğanın Şairi: Hasan Varol



Yusuf Alper

ÇOCUKLUĞUN VE DOĞANIN ŞAİRİ: HASAN VAROL                                    

Şair Hasan Varol benim “kanat alıştırma” arkadaşım. Yusufçuk Dergisinin 1978-79 yıllarındaki sayılarından birinde birkaç genç şair arkadaşla birlikte bir çerçeve içinde yayınlanmıştık.  Sonra bir dönem, şiir yayımlamadı. Ama yazıp biriktiriyormuş. 1990 sonrası tekrar yayımlamaya, art arda kitaplar çıkarmaya başladı. Dört şiir kitabını topladığı “İncir Kuşu” toplam 136 sayfa.

Başlangıcından beri naif  bir şiir yazıyor Hasan Varol. Cansever: “İnsan yaşadığı yere benzer” demişti. Ben de; insan yazdığı şiire benzer, diyorum. İçtenlikli bir şairin farklı bir insan olması düşünülemez. Varol da içtenlikli bir şair.  J. Amado dememiş miydi: “Çocukluk şiirin anayurdudur.” Hasan Varol için de çok geçerli. Bütün şairler çocukluk yanlarını bir biçimde korumak zorundadırlar. Ama Varol sanki bütün olarak çocuk kalmış gibi. Bu durum onun psikodinamik açıdan oral dönem özellikleri taşıdığı, doğaya, anneye, sevgiliye, çevreye yoğun bağlılık eğilimi gösterdiğini düşündürüyor. Örneğin; Balık Gözlüm, Kavlı Meşeleri Öperekten, Elmalı Dağları, Güz, Aşkla vb. Hemen hemen bütün şiirleri doğa ve çevre tutkusunu gösteriyor. Yoğun sevgi ve hüznün kolkola gidebileceği naif, kırılgan bir kişilik yapısı olduğunu düşündürüyor.

İlk kitabı, özellikle dergilerde kalan ilk şiirlerinde daha açık toplumcu, zaman zaman slogana yaklaşan anlatımları olsa da şiiri genel olarak yumuşak, lirik, insana ve doğaya yönelik sevgi dolu bir şiirdir. Yöresel kullanılan sözcükleri seviyor, oldukça çok kullanıyor. Bu sözcüklerden bazıları: dalar, tefek, civcer, tozağan, çımgışmak, şavıltı …

“Ey sevdiğim ekmek

Ben tozağanlardan

Baharda arpacıklardan

Ben civcerin kirini yuğan

Sumaklardan ayrı mıyım?” s.6


Giderek daha damıtılmış, fazlalıklardan iyice arınmış, rahat söyleyişli bir şiire yönelen Varol’dan lirik örnekler verelim:

“Marlboro reklâmları yükseliyor duraklarda

Beklerken sırtımıza inecekmişçesine

Ben atını seviyorum kovboyun

Şapkasını, bakışlarını, ipini asla!


Gidelim seni seven kalbim uçurtma.” s.57


Alıntı yaptığım “Kalbim Uçurtma” şiiri, bir kitabına da ad olan en iyi şiirlerinden biri. Şair bu şiirinde ve başka birçok şiirinde konuşma dilini şiir dili kılma becerisi yanında, toplumsalcı bir tavır gösteriyor. Genel olarak doğadan yana, çevreci tutumu olan şair zaman zaman günün, modern zamanın sorunlarını da şiirlerine taşıyabiliyor: Kozmetik, cloro floro carbon, ozon, krem, ayna, ruj, cımbız, parfüm vb. “Kıvırcık sesli spiker” gibi  ilginç imgelerle. Orhan Veli şiirinin sözcüklerini anımsatarak… Yalın, içten, ironik…

“Çantana neler koydun?

Krem, Nıvea

Tarak, ayna

Ruj, cımbız, parfüm.



Güzelliklerini kirleten kadınların

Her sokağa çıkışında

Biraz daha ölüyoruz,

Ölüyor, bu güzelim dünya.” s.109


Zaman zaman bireysel aşk da şiirlerine giriyor. İmgeler yine ilginç, doğadan ve yaşantıdan yansıyan sözcüklerle oluşturuluyor. İçtenlikli, naif  ve erotizmi içermeyen bir aşk. Bazen de aşktan da öte şefkat duygusunun yoğun olduğu, sevecen yürekli bir babanın çocuğuna yönelik duyguları da şiirlerine yansıyor:
“Baktım ak çakıllar içinden geçen su gibiydi gözlerin

Gülerken uyumuş, uykuda küçük bir göl gözlerin.” s.92



Hüznün egemen olduğu, akan zamana karşı bir şey yapmanın insancıl sıkıntısını da görebiliyoruz.

“Dedim ya, bir vagonum şimdilerde eski, köhnemiş

Açılmıyor kapısı, kapanmış, fırtınalarda bir kere.

Ey çocukluğum, yola düş söyle, gençliğim al bir tay mıydı

Rahvan sürerdim atımı, şimdilerde topallamam niye?” s.103


Kitabın lirik ve iyi şiirlerinden biri de Yılın Son Şiiri: Özveri ve elseverliğin öne çıkarıldığı bir şiir. Tabii oral dönem özelliğinin yansıması olarak yeme, yedirmeyle ilgili imgeler.

“Yılın son şiiri bu, dalıver kuru kahveciye gir,

Brezilya kahvesiyim de ince ince un gibi çekil.

Şiir de neymiş sat anasını köpüren kahve gibi

Şeker karıştır içine içilirsin iyi gelir.” s.107


Günümüz şiirinde doğayı ve çevreyi böylesine içselleştiren, naif, duyarlı, insandan yana, yaşayan dilin şiire nasıl lirik ve ekonomik bir biçimde gireceğini gösteren şiirleriyle Hasan Varol okunmayı hakkediyor.

Yusuf ALPER

(Aydınlık Kitap Dergi sayı 105, 28 Şubat 2014)

*Alıntılar: İncir Kuşu-Toplu Şiirler, Hayâl Yayınları, Temmuz 2013

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hasan Varol ile Söyleşi Fatma ARAS

Hasan Varol ile söyleşi

Dağın Denizin ve güneşin Şairi Hasan Varol