Söyleşi

Söyleşi
 - (…) Bu açıdan Yaz Dönemi ile 
ulaştığınız aşama amaç sayılabilir mi?


Behçet Necatigil- Şiiri şiir yapan öğelerin başında kelimeyi kollayış geliyor, cümleyi değil. Kelime seçiminde dikkatliysek, özel ilkelerimiz varsa cümle zaten bize bağlı demektir. Yani ister Birinci, isterse Beşinci Yeni üslûbuyla yazınız, fark etmez. Şiir bir iç dünya işi. İnsanın bir yerde artık kendi duvarları içine hapsolması beklenir.



- Ölçü ve uyak, şiirinizde hep önemli bir öğe olagelmiştir. Birçoklarının “sınırlanma” sakıncasına karşı ne düşünüyorsunuz?

- Ölçü ve uyak, şiiri dağınıklıktan kurtaran, bir düzene, disipline sokan olanaklar arasındadır. Bu şekilde bir sınırlama, şiiri plastik bir görünüşe de götürebilir. Bizden, Batı’dan bildiğim güzel, yüce şiirler ölçüyü, uyağı boşlamamış şiirlerdir. Bağnazlık, saplantı derecesinde olmamak şartıyla ölçü, uyak yararlıdır diyorum.

- Olayları düpedüz konu edinen şiir mi, yoksa insanda-varsa- değişmez olanı yakalayan şiir mi daha kalıcı olur?

- Bence ikincisi. Olayları düpedüz konu edinen şiir zamana bağlıdır, bağımsız değildir. O günler geçince, o şartlar değişince tarihsel bir sınırlanış içinde kalır. Asıl insan dönemlerin, çağların üzerinde, değişmeyen, geçmiş soyların ruh ve beden yapısını sürdüren insandır. Şiir, görünenin, yaşananın derinlerindeki birleşmeleri, ortaklıkları gösterebildiği oranda sınırlarını genişletiyor. Böyle olunca, olaylar çağdan çağa değişip yenileşirken, öz şiirin tekrarladığı temalar beşi-onu geçmiyor. Ama yine de sonuç neye varıyor bilir misiniz: İyi yazılmış olan kalıyor.”

Behçet Necatigil

(Söyleşi, Yelken, Ekim 1963) 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hasan Varol ile Söyleşi Fatma ARAS

Hasan Varol ile söyleşi

Dağın Denizin ve güneşin Şairi Hasan Varol