Kayıtlar

Kasım, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Şiir için küçük notlar

Resim
Genç Bir Şaire Öğütler Şair olmak için, ilkin insan, sonra da şair – insan olmak gerekir. s 34
Bağdaşma! Her şey bundadır. İnsan, hem parlak tümceler döktürebilir hem de acılı ve etkilere açık biri olabilir. Ama, o parlak tümceler, etkilere açık insanı veremiyorsa, yapıt, yavan ve yamalı bohça gibi kalır. İşte o zaman sanatçı için: “İçten değil” denir. Bu söz budalaların ağzında pek bir şey anlatmaz ama, anlayıcılar katında türlü anlamlara gelir. s 35
İyi düzenlenmiş yapıtları, iyi düzenlenmiş yapan, yazarın içini dışlamasıdır.s 38
Yazın eri, bir sorgu yargıcıdır.
Duruşma salonlarına gidin, (…)oralarda insanlığı bir hasta kadar cıpcıbıldak bulursunuz.
Her gün not tutun; açık, okunaklı. (…) duyulmuş, derlenmiş bir sözcük, yeniden karşılaşılan bir dünyadır. s 43
Şu sözü hiç mi hiç unutmayın: “Her mesleğin başlangıcında bir çalışma mucizesi vardır.” Çalışma da yalnızlık demektir.
Üslup sorunu: Buffon, “Üslup, insanın ta kendisidir,” der. Bu, şu demektir: Üslup, insanın bağrının ve kanının…

Hasan Varol ile söyleşi

Resim
ŞAİR HASAN VAROL İLE SÖYLEŞİ
SİLGİ:Yakınlarda toplu şiirleri kitaplaşan Akdenizli şairimiz Hasan VAROL’la birlikteyiz. Sayın Varol, şiire çok eskiden başladığınızı biliyoruz, ilk gençlik şiirinizle son şiirleriniz arasındaki farkları nasıl değerlendiriyorsunuz?
H. VAROL: Şimdilerde “İncir Kuşu, Toplu Şiirler”i yayımlamam nedeniyle elbette okuyucu da şiirlerimi değerlendirecektir. Şiirlerim arasındaki farkı, İlk yılların yaşantısı, dil bilincim ve şiirdeki birikimim yönünden değerlendirebilirim.
Yaşadıklarım, 12 Eylül öncesiydi; sosyal olayları iliklerimize kadar yaşayıp, duyup hissediyorduk. Bir mitingler, geceleri duvarlara yazı (slogan) yazma, grevde bildiri dağıtma, yürüyüşler; gündüzleri “eğitim çalışması” her sol fraksiyonun yayın organlarından bilgi aktarımı veya bir kişinin konuşması; demem o ki, yarın devrim olacakmış gibi bir duyguyla yatıp kalkıyorduk. Bunca siyasallaşmaya karşı yine de şiir, tıp tıp ediyordu yüreğimde. Ben şiiri seviyordum, okuyordum, yazıyordum, dergilere yo…

Niçin şiir yazıyorsunuz?

Resim
A. TÜYLÜOĞLU: Niçin şiir yazıyorsunuz?
H. VAROL: Şimdi “ yaşadığımın farkına varmak için.” yazıyorum, derim Cahit Sıtkı gibi. Ama ilk şiir yazdığım yıllara dönecek olursam; iyiden ve güzelden yana tavır almak vardı ilk şiirlerimi yazdığım yıllarda. Yaşadığım ortamda, sınıfsal bir pencereden bakışla bulunduğumuz gerçekliği değiştirmek, kendi gereçlerimizle dünyayı değiştirme eylemine katılma ve katılmaya çağırmak vardı. O yıllarda şiir bizim türkümüzdü, kavgamıza yardımcıydı. İyi bir şiir, bir gerilla kadar bu değişimde yer alıyor ortak sesimiz oluyordu.
Bir de yaşadığım çevremi şiire katma isteği vardı bende, Toroslar’ın yaşantısını şiir kılma isteği. Oradan yeni sözcükler katma isteği. Şiir yaşantıdan beslendiğine göre, kendi yaşantımın bir kısmının şiirlerde olmadığını görmüştüm Yörük yaşantısının, ben yazayım bunu diye düşünüyordum.
Şimdilerde, şiiri; sözcükleri düzenleme ( istif etme), bir ahenk elde etme diye düşünüyorum. Şiir bir dil işidir, kendi araçlarıyla şiiri elde etme kurm…