Üzümün Sevinci

0
  • 8 Ocak 2018 Pazartesi
  • Etiketler: , ,

  • Şeref Bilsel

         
    Hasan Varol: Üzümün Sevinci üzerinden konuşursam;

         Şiiri bir giz, sözcük diziminden elde edilen müzik, anlam olmasa da sevilen… bir yapı olarak düşünüyor. Hemen her şiirde bir müzikal yapı karşılıyor bizleri. Doğa görünümleri, yaylalar, çaylar, ırmaklar, kekik kokusu eşlik ediyor bize. Yerli bir şiir Hasan Varol’un şiiri, bildiği, gördüğü, duyduğu insanlarla, manzaralarla, seslerle muhatap oluyor. Şiirinin ayağı bu topraklarda, ama başka diyarların şiirinden sökün eden imkânları da tanıyor. Hafızasını şekillendiren diyarları iyi tanıdığı için samimiyetle aktarabiliyor bunu. “Asfalt yoldan dönüyorum ırmağa doğru” … Bu, şehirden kırlara doğru; yabancılaşmanın odağından saflığa doğru dönüşü ne güzel ele vermektedir. Meyveler, çiçekler, ağaçlar, çalılar, kuşlar… Pastoral bir manzara ortasında buluruz kendimizi. Sanki bütün söyleyecekleri halk şiirinin çerçevesi içinde duyulmuştur, ama modern şiirin imkânlarıyla kâğıda aktarılmış gibidir. Sevinç duyduğu yahut özlediği durum, olay, görüntüleri bizimle yeniden tanıştırıyor. Bütün bunları yaparken Türkçenin içinde barındırdığı ses olanaklarından feragat etmiyor. Anlattıklarını “yeniden yaşıyor” gibi anlatıyor, “şimdi” görmüş gibi. Kendi sesiyle barışık bir şair. Yaşadıklarını yazan, tanık olduklarını hayata yeniden devreden, türkülerden umut kesmeyen, Türkçenin şiire uğramış kadim özelliklerini sıcak tutan bir şair Hasan Varol.
    “Bu bembeyaz avlularda 7 bir gül gölgesini seviyordu / bir portakal çiçeğe duruyordu.”

    Şeref  BİLSEL, Yasakmeyve dergisi sayı 86, Mayıs- Haziran 2017

     
    Copyright 2010 BAKMAK